Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, 30 Ağustos’ta Girne’den hareket ettikten kısa süre sonra su alarak alabora olan ve denizin yaklaşık 514 metre derinliğine batan FİLO JET isimli yolcu gemisiyle ilgili kapsamlı bir yazılı soru hazırlayarak Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na sunduğunu açıkladı.
Akpınar, kazanın kesin nedeninin ancak bağımsız, bilimsel ve kapsamlı bir teknik incelemeyle ortaya çıkarılabileceğini vurgulayarak, soruşturma tamamlanmadan herhangi bir kişi veya kurumun peşinen sorumlu ilan edilmesinin doğru olmayacağını belirtti.
“267 İNSANIN HAYATINI TAŞIYAN GEMİYE NASIL İZİN VERİLDİ?”
Gemide bulunan 267 kişinin can güvenliğine dikkat çeken Akpınar, geminin hangi teknik belgeler, denetimler ve idari değerlendirmeler sonucunda Girne Limanı’ndan sefere çıkmasına izin verildiğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bunun milletvekillerinin kamu adına taşıdığı denetim sorumluluğunun bir gereği olduğunu ifade eden Akpınar, FİLO JET’in hat ve sefer izinlerinden klas ve güvenlik sertifikalarına, teknik denetimlerinden alüminyum gövdenin yapısal durumuna, stabilite hesaplarından yolcu kapasitesine kadar birçok başlığın araştırılması gerektiğini kaydetti.
BATIĞIN ROV İLE İNCELENMESİ ÇAĞRISI
Akpınar, geminin yaklaşık 514 metre derinlikte bulunmasının teknik incelemeye engel olmaması gerektiğini belirterek, batığın ROV ve uygun sualtı görüntüleme teknolojileriyle incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Batığın deniz tabanındaki konumu, gövde bütünlüğü, olası kırılma ve deformasyonlar, su giriş noktaları ile enkaz dağılımının delil bütünlüğü korunarak kayıt altına alınması gerektiğini belirten Akpınar, bu konuların da Bakanlığa sorulduğunu açıkladı.
TÜRK LOYDU DENETİMLERİNİ GÜNDEME GETİRDİ
Akpınar, geminin geçmiş teknik kayıtlarının yanı sıra İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla gördüğü dosyada yer aldığı belirtilen Türk Loydu denetimleri ile 29 maddelik kusur, eksiklik ve kural uygunsuzluğuna ilişkin kayıtların açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Söz konusu eksikliklerin daha sonra hangi teknik incelemeler sonucunda giderildiğinin ve ilgili makamların bu kayıtlardan haberdar olup olmadığının ortaya çıkarılmasının kamuoyu açısından önemli olduğunu vurguladı.
“AMACIMIZ SUÇLU ARAMAK DEĞİL”
Akpınar, açıklamasında amaçlarının herhangi bir kişi veya kurumu suçlamak olmadığının altını çizerek, “Buradaki amacımız suçlu aramak değildir. Gerçeği ve devletin denetim süreçlerinin eksiksiz işleyip işlemediğini ortaya çıkarmaktır” dedi.
İnsan hayatının söz konusu olduğu durumlarda denetimlerin yalnızca bir prosedür, teknik belgelerin ise dosyada bulunması gereken bir evrak olarak görülemeyeceğini belirten Akpınar, beklentilerini şöyle özetledi:
“Belgeleriyle, raporlarıyla ve bütün şeffaflığıyla kamuoyuna cevap verilmesi.”

