C vitamini, yıllardır bağışıklık sistemi ve antioksidan özellikleriyle bilinirken, damar yoluyla yüksek dozlarda uygulanmasının bazı kanser türlerindeki olası etkileri yeniden bilim dünyasının gündeminde. Özellikle pankreas kanserine yönelik klinik araştırmalar dikkat çekerken, yöntemin standart kanser tedavilerinin yerine geçmediği vurgulanıyor.
50 yıl sonra yeniden araştırılıyor
Yüksek doz C vitamininin kanser tedavisindeki potansiyeli yeni bir tartışma değil. Çift Nobel ödüllü kimyager Linus Pauling, 1970’li yıllarda yüksek doz C vitamininin ileri evre kanser hastalarının yaşam süresine olumlu katkı sağlayabileceğini savunmuştu.
Ancak sonraki çalışmalarda C vitamininin ağız yoluyla verilmesi ve bu yöntemde kandaki konsantrasyonun sınırlı kalması nedeniyle beklenen sonuçlara ulaşılamadı. Böylece yüksek doz C vitamini yaklaşımı uzun süre geri planda kaldı.
Damar yoluyla uygulamada fark ne?
Son yıllarda araştırmalar, ağızdan alınan C vitamini ile damar yoluyla yüksek dozda verilen C vitamini arasında önemli bir fark bulunduğu üzerinde yoğunlaşıyor.
Ağızdan alındığında bağırsakların emilim kapasitesi kandaki C vitamini düzeyini sınırlarken, damar yoluyla uygulamada çok daha yüksek konsantrasyonlara ulaşılabiliyor.
Bu nedenle araştırmalarda kullanılan yüksek doz intravenöz C vitamini uygulamasının, günlük beslenme yoluyla veya takviyelerle alınan C vitaminiyle aynı olmadığına dikkat çekiliyor.
Antioksidan değil, pro-oksidan etki araştırılıyor
C vitamini normal koşullarda hücreleri oksidatif hasara karşı koruyan bir antioksidan olarak biliniyor. Ancak yüksek konsantrasyonlarda farklı davranabileceği ve belirli koşullarda pro-oksidan etki gösterebileceği araştırılıyor.
Bu yaklaşımda C vitamininin tümör çevresindeki kimyasal reaksiyonlar sonucunda hidrojen peroksit oluşumunu artırabileceği ve kanser hücrelerinde oksidatif stresi yükseltebileceği değerlendiriliyor.
Araştırmalar, bu mekanizmanın kanser hücrelerinin DNA, protein ve enerji metabolizması üzerinde hasar oluşturup oluşturamayacağına odaklanıyor.
Pankreas kanserindeki çalışmalar dikkat çekiyor
Son dönem klinik araştırmaların öne çıkan alanlarından biri de pankreas kanseri. Yüksek doz damar içi C vitamininin kemoterapiyle birlikte kullanılmasının hastalar üzerindeki etkileri araştırılıyor.
İlk bulgular umut verici olarak değerlendirilse de daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.
Standart tedavinin alternatifi değil
Yüksek doz C vitaminiyle ilgili araştırmalar, “C vitamini kanseri tedavi ediyor” şeklinde yorumlanmamalı. İncelenen uygulama, hekim gözetiminde damar yoluyla verilen farmakolojik dozları kapsıyor ve standart onkolojik tedavilerin yerine geçen kanıtlanmış bağımsız bir kanser tedavisi olarak kabul edilmiyor.
Bu nedenle kanser hastalarının yüksek doz C vitamini veya herhangi bir takviyeyi tedavi amacıyla kullanmadan önce mutlaka onkoloji ekiplerine danışması gerekiyor.
KAYNAK: CNNTÜRK

