Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Fransa’da yaşanan iade sürecinin Kuzey Kıbrıs’ta yaşayanlar açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, mülkiyet meselesinin bireylerin cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı bir zemine taşınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yazılı açıklama yapan Çeler, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanların yıllardır oluşan fiili koşullar, yürürlükteki hukuk düzeni ve günlük yaşamın doğal akışı içerisinde hayatlarını sürdürdüğünü ifade etti.
Bu gerçekliğin göz ardı edilerek insanların potansiyel suçlu gibi değerlendirilmesinin ne adil ne de sürdürülebilir olduğunu belirten Çeler, “Mülkiyet meselesi bireylerin omzuna yüklenemez.” ifadelerini kullandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Demopoulos kararını hatırlatan Çeler, bu kararın Taşınmaz Mal Komisyonu gibi iç hukuk yollarının dikkate alınması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Buna rağmen mülkiyet konusunun Avrupa Tutuklama Emri gibi ceza hukuku mekanizmalarıyla ele alınmasının çözüm üretmeyeceğini savundu.
Çeler, mülkiyet sorununun bireysel davalar, iade süreçleri veya cezai yaptırımlarla çözülemeyeceğini belirterek; tazminat, takas, iade ve kullanım hakkını kapsayan, her iki toplumun haklarını gözeten kapsamlı bir siyasi çözüm sürecine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Hükümete de çağrıda bulunan Çeler, yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade ederek, özellikle taşınmaz, inşaat, turizm, yatırım ve uluslararası ticaret alanlarında faaliyet gösteren kişi ve işletmeler açısından yeni hukuki risklerin oluşabileceğine dikkat çekti.
Krizin hamasi söylemlerle yönetilemeyeceğini belirten Çeler, hukukçular, uluslararası hukuk uzmanları ve ilgili sektör temsilcilerinin yer alacağı bir kriz masasının vakit kaybetmeden oluşturulması gerektiğini söyledi. Avrupa’daki hukuki süreçlerin yakından izlenmesi ve toplumun şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin önemine işaret eden Çeler, belirsizliklerin ancak hukuka dayalı ve planlı bir yaklaşımla yönetilebileceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda Çeler, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün bedelini korku ve hukuki belirsizliklerle ödememesi gerektiğini belirterek, mülkiyet konusunda ihtiyaç duyulanın panik değil, akılcı ve kapsamlı bir çözüm iradesi olduğunu kaydetti.

