Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, seçim takvimi, siyasi partilerin hazırlıkları, hükümetin icraatları ve Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztürkler, 6 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerde belirleyici olanın sandıktan çıkacak halk iradesi olduğunu vurguladı.
Haber Kıbrıs Web TV’de Muazzez Gazihan’ın sunduğu “Haber ve Ötesi” programına katılan Öztürkler, Cumhuriyet Meclisi’nin perşembe günü toplanacağını ve gündemin önemli başlıklarından birinin genel seçimin yerel seçimlerle birlikte 6 Aralık’ta yapılmasına ilişkin karar olacağını söyledi.
Seçim tarihinin kesinleşmesi için Meclis kararının alınarak Resmi Gazete’de yayımlanması gerektiğini belirten Öztürkler, yasama ve denetim çalışmalarının da seçim takvimi dikkate alınarak planlandığını kaydetti.
“Esas anket halktır”
Siyasi partilerde aday adaylığı süreçlerinin devam ettiğini belirten Öztürkler, UBP’de de seçim hazırlıklarının sürdüğünü söyledi. Sahada yoğun şekilde çalıştıklarını ifade eden Öztürkler, “Gidilmedik köy, girilmedik ev bırakmıyoruz” dedi.
Seçim anketlerine de değinen Öztürkler, bazı araştırmaların nesnelliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu savunarak, anketlerin bilimsel yöntemlere dayanması gerektiğini söyledi.
“İstenilen sonuca göre çıkan anketleri çok gördük. Ben çoğunu doğru bulmuyorum. Esas anket halktır” diyen Öztürkler, seçim sonucunun önceden ilan edilmesinin doğru olmadığını ifade etti.
Öztürkler, seçimlere aylar kala açıklanan anketlerin kesin sonuç gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle son dönemde seçmen eğilimlerinin değişebileceğini kaydetti.
UBP-CTP koalisyonu için “zor” değerlendirmesi
Seçim sonrasında ortaya çıkacak Meclis aritmetiğinin hükümet oluşumunda belirleyici olacağını söyleyen Öztürkler, olası UBP-CTP koalisyonuna ilişkin kişisel değerlendirmesini de paylaştı.
Böyle bir koalisyonu zor gördüğünü ifade eden Öztürkler, iki parti arasındaki Kıbrıs meselesine ilişkin görüş ayrılıklarına işaret etti. Öztürkler, “Biz iki devlet derken CTP federasyon diyor. Kıbrıs meselesi konusunda iki partinin keskin ayrılıkları var” dedi.
Bununla birlikte seçim sonuçlarının görülmesi gerektiğini belirten Öztürkler, sonrasında parti başkanlarının ortaya koyacağı tutumların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güzelyurt yatırımlarını değerlendirdi
Güzelyurt’taki sosyal konutlar, Cypfruvex Soğuk Hava Deposu ve Güzelyurt Devlet Hastanesi gibi yatırımlara değinen Öztürkler, bölge milletvekillerinin projelerin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadığını savundu.
“Vicdanım rahat. Geçtiğimiz seçim döneminde verdiğimiz sözleri tuttuk” diyen Öztürkler, Türkiye’nin katkıları ve hükümetle yürütülen iş birliği sonucunda bölgede çeşitli yatırımların gerçekleştirildiğini ifade etti.
Yeni Güzelyurt Devlet Hastanesi’nin bölge açısından önemli bir kazanım olduğunu söyleyen Öztürkler, hastanenin zaman içerisinde tam kapasiteyle hizmet vereceğini belirtti.
Sosyal konut projelerine de değinen Öztürkler, 30 yılın ardından kuraların çekildiğini ve hak sahiplerinin yaklaşık bir ay içerisinde konutlarında yaşamaya başlayacağını söyledi.
“Güzelyurt’un toprağının bir karışı verilmeyecek”
Güzelyurt’un geleceğine ilişkin konuşan Öztürkler, “Güzelyurt’un toprağının bir karışı verilmeyecektir. Bunu sürekli söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların sağlık, imar ve istihdam gibi alanlarda beklentilerinin bulunduğunu belirten Öztürkler, kamu kaynaklarının sınırlı olduğunu ve mevcut imkânların halka doğru şekilde anlatılması konusunda siyasilere sorumluluk düştüğünü kaydetti.
Rum yönetiminin politikalarını eleştirdi
Öztürkler, Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma politikalarını da eleştirerek, bütçeden önemli miktarda kaynağın bu alana ayrıldığını söyledi. Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının uluslararası platformlarda görünürlüğünü engellemeye çalıştığını da savundu.
“Bizim konuşmamıza, yarışmamıza tahammülleri yok. Her platformda bizi dışlamaya çalışıyorlar” diyen Öztürkler, Kıbrıs Türk tarafının tutumunu sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Türkiye ile KKTC arasında su temini, doğal gaz çalışmaları ve Ercan Havalimanı gibi alanlarda stratejik adımlar atıldığını belirten Öztürkler, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz kaynaklarının ekonomik değer kazanabilmesi için güvenli ve düşük maliyetli bir ulaşım güzergâhına ihtiyaç bulunduğunu da kaydetti.

