Perşembe, Ekim 1, 2026
  • Giriş
Kuzeyin Sesi
  • Anasayfa
  • Kıbrıs
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Dünya
  • Spor
Sonuç yok
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Kıbrıs
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Dünya
  • Spor
Sonuç yok
Tüm sonuçları göster
Kuzeyin Sesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları göster
Ana sayfa Dünya

ABD, 23 yıl önce işgal ettiği Irak'tan çekilme sürecini tamamladığını duyurdu

ABD, 23 yıl önce işgal ettiği Irak'tan çekilme sürecini tamamladığını duyurdu
Facebook


ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell, çekilme sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.


Parnell, ABD ile Irak arasında Eylül 2024’te yapılan ortak açıklama ve “ABD’nin ulusal çıkarları” kapsamında ABD ve koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilme sürecini tamamladıklarını belirtti.


ABD’nin Irak’taki işgali sürecinde bölgedeki terör tehdidinin yenildiğini savunan Parnell, “Peşmerge ve Kuzey Irak’taki diğer güvenlik güçleri de dahil olmak üzere Irak Güvenlik Güçlerinin, Irak’ın güvenliğini sağlamak ve DEAŞ kalıntılarını bastırmaya yönelik devam eden çabalara öncülük etmesini bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi.


Parnell, Pentagon’un Irak’a eğitim ve istihbarat desteği vermeyi sürdüreceğine işaret ederek, “Irak’ın egemenliğini ve bölgesel istikrarı zedeleyen DEAŞ kalıntıları ve İran yanlısı milisler de dahil olmak üzere, Irak’ın halen karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının çözümüne ilişkin birincil sorumluluk artık Irak hükümetine aittir.” ifadesini kullandı.


ABD’nin terörle mücadeleye olan bağlılığını sürdürdüğünün altını çizen Parnell, “ABD, sınırlarını güvence altına alan, halkını koruyan ve iki ülke arasında daha derin ticari, diplomatik ve güvenlik işbirliğinin temelini oluşturan, güçlü ve egemen bir Irak’ı desteklemektedir.” mesajını verdi.


Saddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003’te Irak’ı işgal eden ABD’nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011’de Irak’tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.


ABD’nin 2003’te Irak’ı işgaliyle başlayan askeri varlığı yıllarca süren yıkım ve ağır can kayıplarının ardından sona ererken, büyük bir insanlık trajedisi geride kaldı.


ABD’nin Irak’ı işgalinde hafızalara kazınanlar


Irak’ın işgaliyle beraber ABD askerlerinin Ebu Gureyb’te gerçekleştirdiği işkence ve tecavüzlere ilişkin 2004 yılında yayımlanan görüntüler hafızalarda tazeliğini koruyor.

[Ebu Gureyb hapishanesi, Irak, 2004 | Fotoğraf: Reuters]


İşgalle birlikte, Ebu Gureyb ve güneydeki Camp Bucca hapishaneleri, 7 ila 10 bin arasında Iraklının yargısız infazlara, hukuki dayanaktan yoksun gözaltılara ve sistematik işkence ve tecavüze maruz kaldığı merkezlere dönüştü.


Ebu Gureyb Hapishanesine alınan Iraklı sivillerin çıplak halde üst üste yığıldığı, köpeklerle tehdit edildiği, elektrik verilerek işkence edildiği ve tecavüze uğratıldığı görüntülerin dış dünyaya sızması küresel kamuoyunda şok etkisi yarattı.


Özellikle ellerinde tasmayla Iraklı mahkumları sürüklerken sırıtarak poz veren er Lynndie England ve bu vahşeti organize eden sevgilisi onbaşı Charles Graner, skandalın simge isimleri haline geldi.


Kız çocuğuna tecavüz edip ailesini öldürdüler


Irak’ı işgal eden ABD askerleri, 2006 yılında, Bağdat’ın güneyindeki Mahmudiye ilçesinde bir eve girerek, 14 yaşındaki Abir Kasım Cenabi isimli kız çocuğuna tecavüz ettikten sonra aile fertlerini öldürdü.


Aynı yıl içerisinde Amerikan askerleri Salahaddin vilayetine bağlı Beled bölgesinde de bir evi basarak, 4 kadın ve 5 çocuğu kurşuna dizerek öldürdü.


Bağdat’taki “Nisur Meydanı katliamı” olarak bilinen ABD kökenli silahlı özel güvenlik şirketi “Blackwater” mensuplarının saldırısında da 14 kişi hayatını kaybetti, en az 18 kişi yaralandı.


ABD askerleri, 2005’te Irak’ın Hadisa kentinde en küçüğü 3 yaşındaki bir kız çocuğu, en yaşlısı ise 76 yaşındaki bir erkek olmak üzere toplam 24 sivili öldürüp, cesetleri numaralandırmış ve daha sonra bu kişilerin fotoğraflarını çekmişti.


Katliamdan yaklaşık 4 yıl sonra yayımlanan fotoğraf karelerinden birinde 5 yaşındaki Zeynep Yunus Salim adlı bir kız çocuğu başından vurulmuş halde ve sırtında ABD askerleri tarafından “11” yazılmış şekilde görünüyordu.


Katliamla ilgili soruşturma kayıtlarına göre, olayın faillerinden biri olan Onbaşı Stephen Tatum, müfettişlere, ateş etmeye başlamadan önce odadaki insanların kadın ve çocuk olduğunu fark ettiğini, “çocuk olduğunu bildiği halde onlara ateş etmeye devam ettiğini” anlatmıştı.


Irak’ın maddi ve kültürel serveti yağmalandı


Irak’ı işgal eden ABD askerleri, 2003’te 700 veya 800 milyon dolar değerinde nakit para ve ülkenin farklı bölgelerinde binlerce altın külçesi ele geçirdi. ABD’nin el koyduğu maddi servet ile ilgili ciddi bir denetim de yapılmadı.


Bağdat’ın düşmesinin ardından bakanlıklar, hastaneler, bankalar ve diğer kamu kuruluşlarının yanı sıra ülkenin kültürel mirası da yağmalandı.


UNESCO’nun tahminlerine göre yağma sürecinde sadece Irak Ulusal Müzesi’nden 15 bin eser çalınırken bu eserlerin yaklaşık 5 bininin değerli silindir mührü olduğu bildirildi.


Ülkedeki diğer müzelerden, kütüphanelerden (Milli Kütüphane ve arşivlerden), tescilli arkeolojik sit alanlarından ve açık hava müzelerinden kaçırılanlarla birlikte yağmalanan toplam eser sayısı yüz binlerle ifade ediliyor.


Felluce saldırıları


ABD’nin Irak’ı 2003’te işgal etmesinden sonra en kanlı çatışmalar Enbar vilayetine bağlı Felluce’de yaşandı.


ABD askerlerinin 2004 yılında Irak’ta düzenlediği en büyük saldırılardan birisine sahne olan Felluce’de Amerikan askerleri sivillere yönelik tartışmalı kimyasal maddeler kullandı.


ABD’nin işgali sırasında kullandığı beyaz fosfor bombaları havayı, suyu, toprağı ve nesiller boyu sürecek yaşamı zehirleyen kimyasal ve konvansiyonel bir kırım mekanizmasına dönüştü.


Birinci Felluce saldırısında büyük ölçüde başarısız olan ABD, askerleri kayıplar verdikten sonra 7 Kasım’da kanlı katliamlara sahne olan Felluce kuşatmasını başlattı.


Kasım 2004’teki İkinci Felluce Saldırısı’nda ise ABD güçleri beyaz fosfor kullandığını kabul etti.


ABD ordusunun sivillerin üzerine yoğun bir şekilde yağdırdığı “beyaz fosfor bombası” havayla temas ettiğinde aniden tutuşarak 815 dereceye kadar ulaşan sıcaklıklarda yanıyordu.


Teması halinde insan cildinde kemiklere kadar ulaşan ciddi tahribata yol açan beyaz fosfor dumanı, solunduğunda solunum yollarını ve iç organları tamamen iflas ettiriyordu.


Çevresel felaket ve yasaklı silahlar


Savaşın resmi olarak bittiği ilan edilen dönemlerde dahi ölüm saçmaya devam eden bir diğer yıkıcı miras ise seyreltilmiş uranyum mühimmatı oldu.


Zırh delici özelliği nedeniyle yoğun olarak kullanılan bu radyoaktif ve toksik bileşenler, Irak’ın topraklarını ve yer altı su kaynaklarını kalıcı olarak zehirledi.


Bilimsel çalışmalara göre, özellikle Felluce ve çevresinde işgal sonrasında doğan bebeklerde görülen doğum kusurları normal seviyelerin katbekat üzerine çıktı. Bebeklerin yüzde 15’inden fazlasında genetik anomaliler, omurga bozuklukları ve organ eksiklikleri, kanser vakalarında ise artışlar kaydedildi.


ABD’nin işgali sırasında Irak’ın Musul kenti yakınlarında bulunan El-Mişrak kükürt tesisinde çıkan ve yaklaşık bir ay süren yangın, tarihin en büyük insan yapımı kükürt felaketi olarak kayıtlara geçti.


Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), yangının en yoğun döneminde atmosfere günde 23 bin tona kadar kükürt dioksit salındığını, bunun bölgede solunum sorunları ve çevresel hasara yol açtığını bildirdi.


İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Hilla’daki Nadir Mahallesi’nde incelediği evlerin tamamında misket saldırıları nedeniyle ölüm, yaralanma veya maddi hasar tespit edildiğini aktardı.


Hilla kentinde de hastane yöneticileri, savaş sırasında tedavi edilen yaralıların büyük bölümünün misket mühimmatından kaynaklanan yaralanmalar olduğunu bildirdi.


Patlamayan misket bombaları ise uzun süre boyunca mayın etkisi yaparak sivil halk için risk teşkil etmiş ve pek çok kayba yol açmıştı.


Saldırıların ardından Felluce Hastanesi yaklaşık 600 kişinin öldüğünü bildirdi.


Irak Ulusal Kütüphanesi ve arşivleri de savaş sonrasında çıkan yangın ve yağmalardan zarar gördü. Çok sayıda tarihi belge, el yazması ve devlet kaydı yok oldu.

  • UBP MYK, TBMM’nin kararını selamladı, Meclis’e karar önerisi sunma kararı aldı

    UBP MYK, TBMM’nin kararını selamladı, Meclis’e karar önerisi sunma kararı aldı

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • 2026’nın ikinci asgari ücreti belli oldu: Net ücret 61 bin 767 TL

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Hasan Küçük: “Sıfır asker, sıfır garantinin hayalcilik olduğunu gördük”

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Polis Akademisi KKTC’den 10 öğrenci kabul edecek

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Gazimağusa’da kumsalda cansız bir erkek bedeni bulundu

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Kategoriler

  • Dünya
  • Kıbrıs
  • Spor
  • Türkiye
  • Yaşam
Kuzeyin Sesi

Kuzeyin Sesi © 2025

  • Anasayfa

Bizi takip edin !!!

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
Sonuç yok
Tüm sonuçları göster
  • Anasayfa
  • Kıbrıs
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Dünya
  • Spor

Kuzeyin Sesi © 2025