Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Barcelona Academy’nin KKTC’de gerçekleştirmesi planlanan etkinliğine yönelik girişimleri değerlendirdi. Kıbrıs sorunu nedeniyle gençlerin uluslararası olanaklardan mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Erhürman, çocukların futbol oynamasının engellenmesini “insanlık açısından bir hezimet” olarak nitelendirdi.
“GENÇLERİN OLANAKLARDAN MAHRUM KALMASINI İSTEMEM”
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erhürman, Kıbrıslı Türk veya Kıbrıslı Rum hiçbir gencin Kıbrıs sorunu nedeniyle dünyanın diğer ülkelerindeki akranlarının sahip olduğu imkanlardan mahrum kalmasını istemediğini belirtti.
Bir Kıbrıslı Rum gencin bu nedenle yaşayacağı üzüntünün kendisi için sevinç kaynağı olamayacağını ifade eden Erhürman, aynı durumun Kıbrıslı Türk gençler açısından da geçerli olduğunu kaydetti.
“ORGANİZASYONLAR TANIMA ANLAMINA GELMEZ”
Konuyu hukuki açıdan da değerlendiren Erhürman, KKTC’de düzenlenen bir organizasyona başka ülkelerden gençlerin, sanatçıların veya kulüplerin katılmasının, ilgili ülkelerin KKTC’yi tanıdığı anlamına gelmeyeceğini ifade etti.
Benzer şekilde Türkiye’de gerçekleştirilecek bir etkinliğe Kıbrıslı Rum gençlerin katılmasının da Türkiye’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanıması anlamına gelmeyeceğini belirtti.
Erhürman, bu tür etkinliklerin siyasi bağlamda değerlendirilmesini doğru bulmadığını, ancak siyasi bir çerçeve aranacaksa 2004’ten bu yana Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına yönelik uluslararası açıklamaların hatırlanması gerektiğini kaydetti.
“ÖNCE GENÇLERİN BİRBİRİNE GÜVENİ SAĞLANMALI”
Kıbrıs’ta güven ortamının oluşturulması için gençler arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, müzakere masasına oturdukları ilk gün gençlerin ve çocukların ortak spor organizasyonlarında buluşturulmasını önermesinin nedeninin de bu olduğunu belirtti.
“İNSANLIK AÇISINDAN BİR HEZİMET”
Festivalin iptal edilmesi ve çocukların futbol oynamasını engellemeye yönelik girişimleri eleştiren Erhürman, bunların bakış açısına göre “diplomatik zafer” olarak nitelendirilebileceğini ancak insani açıdan kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Erhürman, “Diplomatik zafer” olarak sunulabilecek bu tür girişimlerin, insanlık açısından değerlendirildiğinde tüm insanlar için bir hezimet olduğunu vurguladı.

