Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, ülkede ekonomik krizin giderek derinleştiğini belirterek, hayat pahalılığı, asgari ücret, döviz baskısı, denetimsizlik ve kamu maliyesi üzerinden UBP-DP-YDP Hükümeti’ni eleştirdi. Atan, hayatı ucuzlatmadan yalnızca maaşları artırmanın çözüm olmadığını belirterek, vatandaşın ekonomik yük altında ezildiğini söyledi.
Ülkedeki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atan, yaklaşan seçim sürecinde toplumun en temel gündeminin ekonomi ve geçim sıkıntısı olduğunu ifade etti.
Ekonomi, siyaset ve hayat pahalılığının toplum üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Atan, yaşanan sorunların temelinde yanlış politikalar ve kötü yönetim anlayışının bulunduğunu savundu.
“Hayat pahalılığı arttıkça vatandaşın alım gücü eriyor”
Temmuz ayı enflasyonunun aylık yüzde 2,90, yıllık bazda ise yüzde 38,10 olarak açıklanmasına dikkat çeken Atan, söz konusu rakamların doğrudan vatandaşın günlük yaşamına yansıdığını söyledi.
Hayat pahalılığının kontrolsüz şekilde ürün fiyatlarına yansıdığını ve gerekli denetimlerin yapılmadığını savunan Atan, İstatistik Kurumu tarafından açıklanan rakamların vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçekliği ortaya koyduğunu belirtti.
Fiyat artışlarının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Atan, denetim yapılmaması, kayıt dışılığın önlenememesi ve vergi adaletinin sağlanamaması halinde vatandaşın cebinden daha fazla para çıkmaya devam edeceğini kaydetti.
Herkesin kendi fiyat politikasını belirlediği bir sistemin sürdürülebilir olmadığını belirten Atan, bunun vatandaşa yapılan bir haksızlık olduğunu söyledi.
“Asgari ücret artıyor, etiketler de aynı anda değişiyor”
Asgari ücrette yapılan artışın olumlu bir adım olduğunu ancak mevcut ekonomik koşullarda yeterli olmadığını ifade eden Atan, ücret artışlarının kısa süre içerisinde fiyat artışları nedeniyle etkisini kaybettiğini savundu.
Asgari ücretin yüzde 16,95 artırıldığını hatırlatan Atan, aynı süreç içerisinde birçok ürüne zam geldiğini ve asgari ücret toplantısı başlamadan dahi etiketlerin değişmeye başladığını söyledi.
Hayat ucuzlatılmadan yalnızca maaşların artırılması halinde vatandaşın yeniden aynı ekonomik noktaya geleceğini belirten Atan, taleplerinin yalnızca hayat pahalılığı ödeneği verilmesi değil, hayatın ucuzlatılması olduğunu vurguladı.
Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta giderek daha fazla zorlandığını kaydeden Atan, insanların maaşlarını aldıkları gün yeni zamlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Dünyada petrol düşerken bizde akaryakıt pahalılaşıyor”
Akaryakıt ve elektrik fiyatlarına da değinen Atan, döviz ve enerji politikalarının vatandaş üzerindeki ekonomik yükü artırdığını söyledi.
Dünya genelinde petrol fiyatları düşerken ülkede akaryakıtın neden pahalılaştığının ve elektriğe neden sürekli zam yapıldığının sorgulanması gerektiğini belirten Atan, bunun yönetim anlayışıyla ilgili olduğunu savundu.
“35 milyara yakın borç varsa bunun hesabı sorulmalı”
Maliye Bakanı’nın “Gelecek hükümet üç ayda yönetemez” yönündeki açıklamalarına da değinen Atan, mevcut ekonomik tablonun sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Yaklaşık 35 milyar TL’lik borçtan söz edildiğini belirten Atan, borçların ödenememesi durumunda yalnızca faiz yükünün karşılanacağını kaydetti. Atan, ekonominin vatandaşın üzerine ağır bir yük olarak bindiğini söyledi.
“Ekonomi bilen insanlar tarafından yönetilmeli”
Ekonominin uzmanlık gerektiren bir alan olduğuna dikkat çeken Atan, mali yönetimin ehil kadrolar tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Dünyadaki ekonomi yönetimlerinde maliyeden anlayan ve alanında uzman ekiplerin görev yaptığını ifade eden Atan, ülkede ise zaman zaman “maaşlar ödensin, gerisi Allah kerim” anlayışının hâkim olduğunu savundu.
Kamu çalışanlarının maaş ödemeleri için mücadele ederken ekonomik yapının tamamının düzeltilmesini istediklerini belirten Atan, yalnızca maaşların ödenmesini yeterli görmediklerini ifade etti.
“Ek mesai ödemeleri zamanında yapılmalı”
Kamu çalışanlarının ek mesai ödemelerinde yaşadığı sorunlara da değinen Atan, yasaya göre ek mesailerin en geç bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğini hatırlattı.
Kamu çalışanlarının büyük bir özveriyle görev yaptığını ifade eden Atan, ek mesai ödemelerinde yaşanan sorunların doğru olmadığını ve çalışanın emeğinin karşılığının zamanında verilmesi gerektiğini söyledi.
“Denetim ve nüfus politikası şart”
Ekonomik sorunların kısa vadede çözümü için kapsamlı bir denetim mekanizması kurulması gerektiğini belirten Atan, kayıt dışılıkla mücadele ve nüfus politikasının belirlenmesinin önem taşıdığını söyledi.
Hastanelerde yaşanan yoğunluğa da değinen Atan, ülkede yaşayan yabancı uyruklu kişilere yönelik herhangi bir ayrımcılık yapılmaması gerektiğini ancak devletin nüfus politikasını bilerek buna göre planlama yapmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
“TL ile maaş alıp dövizle yaşamaya çalışıyoruz”
Döviz baskısının ekonominin en büyük sorunlarından biri olduğunu belirten Atan, ülkede kamu ve özel sektör çalışanlarının Türk Lirası üzerinden maaş aldığını ancak kira, banka kredileri ve birçok temel giderin döviz üzerinden hesaplandığını söyledi.
Dünyada muhasebe birimi uygulamalarının bulunduğunu ve iç piyasada hangi para birimiyle işlem yapılacağının belirlenebildiğini ifade eden Atan, KKTC’de ise insanların TL kazanıp dövizle yaşamaya çalıştığını ve bunun vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü belirtti.
Yakın dönemde dövizde yaşanabilecek sert hareketlerin ciddi ekonomik sorunlara neden olabileceğini kaydeden Atan, ekonomik yapının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
“Tanınırlık sorunu ekonomik gelişmenin önünde engel”
KKTC’nin uluslararası tanınma sorununun ekonomik yapıyı da etkilediğini ifade eden Atan, tanınmamanın ekonomik anlamda ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu söyledi.
Devletin gücünün ekonomiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Atan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkeye yaptığı katkılar nedeniyle teşekkür etti.
Buna karşın ülke yönetimindeki yanlışların vatandaşlarda sahipsizlik duygusu oluşturduğunu savunan Atan, kötü yönetim anlayışı nedeniyle insanların kendilerini sahipsiz hissettiğini ifade etti.
“Bizim için seçim değil, geçim önemlidir”
Yaklaşan seçim sürecine de değinen Atan, toplumun önceliğinin ekonomik sorunların çözümü olması gerektiğini vurguladı.
Atan, “Bizim için seçim değil, esas konu geçimdir. Halkın bugün en büyük sorunu ekonomidir. İnsanların nefes alabileceği, alım gücünün korunacağı, denetimli ve adil bir ekonomik düzen kurulması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

