Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodoulides bir kez daha alışıldık söylemini tekrarladı. Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini güçlendirmeye yönelik olası F-16 Fighting Falcon konuşlandırmasını “tepki” ve “işgal” söylemleriyle hedef almaya çalıştı.
Ancak gerçekler Rum yönetiminin kurduğu propagandadan çok farklıdır.
Öncelikle şu gerçeği hatırlamak gerekir: Kıbrıs’ta güvenlik sorunu yaratan taraf Türk tarafı değil, yıllardır askeri ittifaklar ve yabancı güçlerle kurulan ilişkiler üzerinden adayı bir askeri üs haline getiren Rum yönetimidir. Güney Kıbrıs’ın son yıllarda ABD, Fransa ve diğer bazı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalar, limanlarını ve havaalanlarını yabancı ordulara açması bunun en açık örneğidir.
Bugün Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimler ortadayken, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türk halkının güvenliğini sağlamaya yönelik her adımı “işgal” diye nitelendirmek siyasi gerçeklikten kopuk bir yaklaşımdır.
Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığı bir saldırı politikası değil, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan meşru bir güvenlik sorumluluğudur. Nitekim 1974’te yaşanan trajik olaylar ve Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılar hâlâ hafızalardadır. Eğer o dönemde Türkiye müdahale etmemiş olsaydı bugün Kıbrıs Türk halkının varlığından söz etmek bile mümkün olmayabilirdi.
Rum yönetimi ise bu tarihsel gerçekleri görmezden gelerek sürekli “işgal” söylemini tekrar etmeyi tercih ediyor. Oysa Kıbrıs’ta gerçek çözüm askeri propaganda değil, iki halkın siyasi eşitliğini kabul eden gerçekçi bir yaklaşım ile mümkündür.
Bugün KKTC’de yaşayan bir Kıbrıslı Türk olarak şunu açıkça söylemek gerekir:
Türkiye’nin güvenlik desteği, Kıbrıs Türk halkı için bir tehdit değil varoluş güvencesidir.
Rum liderliğinin asıl yapması gereken şey Türkiye’yi suçlamak değil, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul ederek yeni bir sayfa açmaktır.
Çünkü gerçek şu ki:
Kıbrıs’ta güvenlik de barış da ancak iki halkın haklarına saygı gösterildiğinde mümkün olacaktır.
F-16 Gerçeği ve Rum Yönetiminin Bitmeyen Ezberi yazısı ilk önce Kıbrıs Hakikat üzerinde ortaya çıktı.

