Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, hakkında sahte diploma suçlamasıyla savcılık dosyası bulunan ancak dokunulmazlığının kaldırılması talebi reddedildiği için yargı önüne çıkarılamayan UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak ile ilgili Meclis’te alınan son kararı eleştirdi.
Çeler, söz konusu kararın “en hafif tabiriyle skandal” olduğunu vurgulayarak, yurttaş nezdinde şaibeli durumda olan ve masumiyetini henüz kanıtlamamış bir milletvekilinin önemli bir yurt dışı temas için görevlendirilmesinin, kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratacağının öngörülebilir olduğunu belirtti.
Bu kararın aynı zamanda, yurt dışı temasların ve oluşturulan heyetlerin temsili ağırlığının ve ciddiyetinin kavranamadığını açıkça gösterdiğini ifade eden Çeler, meselenin yalnızca bir görevlendirmeden ibaret olmadığını kaydetti.
“Asıl sorun yurt dışı görevlendirme değil”
Zeki Çeler açıklamasında, asıl sorunun yalnızca yurt dışına gönderilme meselesi olmadığının altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:
“Masumiyetini kanıtlamak yerine dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmayı tercih eden bir milletvekilinin sorun olarak algılanması için yurt dışına görevlendirilmesini beklemeye gerek yoktur. Söz konusu kişinin ülkede geçen her yasaya dahli vardır.”
Çeler, hassas bir aritmetiğe dayalı mevcut hükümet yapısı içinde bu milletvekilinin kilit bir pozisyonda bulunduğuna dikkat çekerek, Avrupa Parlamentosu’nda bir gün dahi konuk olarak bulunmasının sorun olduğunu, ancak 365 gün boyunca KKTC Meclisi’nde bulunmasının çok daha büyük bir sorun olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Demokrasi her gün biraz daha yıpratılıyor”
Açıklamasında, halkın şaibelerden arınmış bir Meclis talebinin görmezden gelindiğini ifade eden Çeler, yargı sürecini açıkça engelleyen bu tutumun demokrasiyi her geçen gün daha fazla aşındırdığını söyledi.
Çeler, suçsuzluğunu yargı önünde kanıtlamamış bir milletvekilinin ne yurt içinde ne de yurt dışında meşru bir temsil kapasitesine sahip olamayacağını kaydederek, asıl tehlikenin Meclis’in bu durumu olağanlaştırması olduğunu belirtti.
“Meclis’in yenilenmesi ertelenemez”
Zeki Çeler açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Sorunun büyüğü, Meclis’in bir bütün olarak bu durumu hem içeride hem dışarıda sorun etmeyecek hale gelmesi ve olup biteni normalleştirmesidir. Meclis’in şaibelerden uzak ve mutlak biçimde halk iradesini yansıtacak şekilde yenilenmesi, daha fazla ertelenemez bir ihtiyaçtır.”
Çeler, söz konusu kararın “en hafif tabiriyle skandal” olduğunu vurgulayarak, yurttaş nezdinde şaibeli durumda olan ve masumiyetini henüz kanıtlamamış bir milletvekilinin önemli bir yurt dışı temas için görevlendirilmesinin, kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratacağının öngörülebilir olduğunu belirtti.
Bu kararın aynı zamanda, yurt dışı temasların ve oluşturulan heyetlerin temsili ağırlığının ve ciddiyetinin kavranamadığını açıkça gösterdiğini ifade eden Çeler, meselenin yalnızca bir görevlendirmeden ibaret olmadığını kaydetti.
“Asıl sorun yurt dışı görevlendirme değil”
Zeki Çeler açıklamasında, asıl sorunun yalnızca yurt dışına gönderilme meselesi olmadığının altını çizerek şu değerlendirmede bulundu:
“Masumiyetini kanıtlamak yerine dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmayı tercih eden bir milletvekilinin sorun olarak algılanması için yurt dışına görevlendirilmesini beklemeye gerek yoktur. Söz konusu kişinin ülkede geçen her yasaya dahli vardır.”
Çeler, hassas bir aritmetiğe dayalı mevcut hükümet yapısı içinde bu milletvekilinin kilit bir pozisyonda bulunduğuna dikkat çekerek, Avrupa Parlamentosu’nda bir gün dahi konuk olarak bulunmasının sorun olduğunu, ancak 365 gün boyunca KKTC Meclisi’nde bulunmasının çok daha büyük bir sorun olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Demokrasi her gün biraz daha yıpratılıyor”
Açıklamasında, halkın şaibelerden arınmış bir Meclis talebinin görmezden gelindiğini ifade eden Çeler, yargı sürecini açıkça engelleyen bu tutumun demokrasiyi her geçen gün daha fazla aşındırdığını söyledi.
Çeler, suçsuzluğunu yargı önünde kanıtlamamış bir milletvekilinin ne yurt içinde ne de yurt dışında meşru bir temsil kapasitesine sahip olamayacağını kaydederek, asıl tehlikenin Meclis’in bu durumu olağanlaştırması olduğunu belirtti.
“Meclis’in yenilenmesi ertelenemez”
Zeki Çeler açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Sorunun büyüğü, Meclis’in bir bütün olarak bu durumu hem içeride hem dışarıda sorun etmeyecek hale gelmesi ve olup biteni normalleştirmesidir. Meclis’in şaibelerden uzak ve mutlak biçimde halk iradesini yansıtacak şekilde yenilenmesi, daha fazla ertelenemez bir ihtiyaçtır.”
